Anıl Katkat

Franz Kafka – Dönüşüm

06.04.2020
122
Franz Kafka – Dönüşüm

Salgın sebebiyle hayatın akışına ve sosyal hareketlilik ortamına verilen mecburi arada bir yandan yeni okumalar yapma şansı bulurken, bir yandan da kitap incelemelerine ağırlık verme fırsatı buluyorum. Dönüşüm de artık incelediğim kitaplardan bir tanesi olacak. Zira evde bir şeylerle meşgul olmayınca zaman geçmiyor ve zamanı geçiremediğimiz durumlar da bizim için eziyet haline geliyor.

Uzatmadan başlayalım.

Tabii her zaman ki gibi önce yazarımızı tanıyalım, sonra kısa bir özet verelim, en sonunda da kitaba dair kişisel düşüncelerimizi paylaşarak incelememizi bitirelim.

Franz Kafka

3 Temmuz 1883 tarihinde Prag’da moda ürünleri satarak hayatını kazanan Yahudi bir ailenin 6. çocuğu olarak dünyaya geldi.  Çocukluğunun zor bir şekilde geçtiğini eserlerinde vurgulayan Kafka’nın anne ve baba şefkatinden yoksun büyüdüğü, özellikle de hiçbir zaman babasıyla ilişkilerinin iyi olmadığı bilinir.

Franz Kafka Almanca ilk dili olmasına rağmen hem Fransızcıya hem de Çekceyi iyi derecede konuşabiliyordu. Franz Kafka biraz evvel bahsettiğimiz ailevi nedenlerden dolayı çevresine yabancı bir birey olarak büyüdü. Franz Kafka ilk olarak kimya eğitimi almıştır ama iki ay içinde bölümünü değiştirirek hukuk okumaya başlamıştır. Franz Kafka bu dönemde Alman Edebiyatı’na merak sarmıştır. Franz Kafka ilk eserini öğrenciliğinin ilk yıllarında kaleme aldı. Franz Kafka “Bir Savaşın Tasviri” adlı eserini gazeteci Weltsch ile tanıştığı dönemde yazmıştır. Franz Kafka hukuk bölümünden mezun olduktan sonra bir İtalyan şirketinde memur olarak çalışmaya başlamıştır. Franz Kafka o dönemde gündüzleri çalışmış, geceleri ise Taşra’da Düğün Hazırlıkları adlı eserini yazmıştır.Franz Kafka 1920’lerin başında Milena Jesenska ile tanıştı o da 1944 yılında Alman toplama kampında hayatını kaybetti. Franz Kafka’nın Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu o da Nazi Almanyasına direndi ve 1952de Londrada öldü.

Franz Kafka verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. Son 6 haftasını sanatoryumda geçirdi. 3 Haziran 1924`te yaşama veda etti.

Tüm bunların yanında benim Franz Kafka’nın hayatına dair ilgimi çeken ve önemli gördüğüm 2 husus oldu. Birincisi, hayatı boyunca (özellikle çocukluk yıllarından itibaren) çok ciddi acılar ve psikolojik bunalımlar çektiği, bu sebeple bunun etkilerini hayatı boyunca taşıdığı, kendini ve kendi bedenini dahi kabulde zorlandığı; ikincisi ise ölmeden evvel tüm eserlerini arkadaşı Max Brod’a verip yakmasını istemesi, fakat onun bu vasiyete aykırı olacak şekilde bu eserleri Dünya ile paylaşarak Franz Kafka ismini Dünya Edebiyat tarihinin en önemli sayfalarından birine yazdırmasıdır.

 

DÖNÜŞÜM

Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.

Bazı kitaplar vardır, her bir cümlesi, her bir kelimesi doğrudan bir mesajdır. Yüzlerce, belki binlerce sayfada anlatılan her bir detay okuyucuya direkt olarak verilir. Fakat bazı kitaplar kısadır, özdür fakat derinine indiğinizde çok daha anlamlı ve çok daha etkili mesajlarla karşılaşırsınız. Dönüşüm, bu ikinci saydığım kategoriye giriyor.

Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendisini kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak bulur. Gözünü açtığında çalar saatinin çalmadığı, onu uyandırmadığını düşünür. Senelerdir çok büyük bir ihtimamla, tam vaktinde gittiği işine hayatında ilk defa geç kalır. Anne, babası ile kız kardeşi Grete durumu fark edince şaşırırlar ve meraklanırlar. Gregor ise bu duruma rağmen işe gitmek için çok büyük bir gayret içindedir. Fakat ne kadar çabaladıysa da o koca gövdesini bir türlü hareket ettiremediği için yerinden kıpırdayamamıştır.

Biraz sonra çalıştığı iş yerinin müdürü kapıyı çalar. Gregor Samsa’nın neden işe gelmediğini öğrenmek niyetindedir. Anne ve babası adamı içeri buyur ettikten sonra Gregor’un hasta olabileceğini, normal şartlarda asla böyle bir pervasızlık yapmayacağını, muhakkak geçerli bir sebebi olduğunu müdüre ısrarla söyleseler de müdür Gregor’la kendisi konuşmak ve bizzat öğrenmek ister. Bu sırada Gregor odasında yeni vücuduna adapte olmaya ve hareket etmeye çalışmaktadır. Müdür odasının kapısını vurur, defalarca seslenir fakat karşıdan gelen ses resmen bir hayvana ait gibi düşünür. Bunun üzerine belki samimi olarak belki de Gregor’u harekete geçirme niyetiyle Gregor’un iş yerinde bir yolsuzluk yaptığını, bu yüzden işe gelmekten kaçtığını ve karşısına çıkmaya yüzü olmadığını söyler. Gregor bunu asla kabul etmez. Bunun da etkisiyle bir hışımla odanın kapısına kadar gelir ve zar zor kapıyı açarak müdürün karşısına çıkar. Gregor’un bu halini gören müdür çok korkar ve koşarak evden uzaklaşır. Aynı korkuyu Samsa ailesinin tüm bireyleri de yaşamıştır ve babası Gregor’u sopayla vurarak odasına sokar. Kapıyı da üzerine kilitlerler.

Bundan sonrası Gregor için anlaşılan pek kolay geçmeyecektir. Gregor hem yepyeni bir vücuda adapte olmaya çalışır hem de zihnini sağlam tutma telaşındadır. Fakat bu gerçekten çok zordur. Ailenin maddi manevi tüm düzeni bozulmuştur. Çünkü Gregor evin geçimini sağlamakla yükümlüdür ve bu durumda elbette bunu başaramaz. Ailenin diğer fertleri mecburi olarak çalışmaya başlarlar. Yepyeni bir yaşam, yepyeni bir düzen Samsa ailesini beklemektedir. Bu sırada kız kardeşi Grete, Gregor’u anlamaya ve bir şekilde ona yardımcı olmaya çalışır. Çeşitli denemeler üzerine ne yediğini tespit eder ve her gün ona uygun yemekler getirir. Odasının temizliğini yapar. Gregor ise bunun karşılığında Grete’i korkutmamak için o her odaya gelişinde kendini karyolanın altına sokmaya ve ona görünmemeye gayret eder. Bu bir süre böyle devam eder fakat elbette sonsuza dek sürmeyecektir.

Anne ve babası Gregor’a karşı, kız kardeşi Grete gibi olumlu yaklaşmazlar. Hatta öyle ki yüzünü bile görmek istemezler. Çünkü o hem korkunçtur, hem de onların kafa yapılarındaki aile sistemine artık hiçbir katkısı yoktur. Bu yaştan sonra kendilerini çalışmaya mecbur bırakmış ve ailenin tüm düzeninin alt üst olmasına sebep olmuştur. Samsa ailesi oldukça gerilimli ve zor günler/haftalar/aylar geçirir. Bu süre içinde Gregor bir yandan yeni vücuda adapte olmuştur fakat bu kez de babasından defalarca yediği sopalardan dolayı vücudu iyiden iyiye yorgun ve bitkin düşer. Sonunda bir gün tamamen iyi bir niyetle, ailesinin içeride misafirleri varken içeriye gelmeye çalışır ve bunu gören misafirler (aynı zamanda kiracıları) evi terk ederler. Gregor büyük bir buhranla odasına döner. Yaşanan tüm bu olayların ardından Samsa ailesi artık onun kendilerine zarar verdiği, onun oğulları Gregor değil bir canavar olduğu, derhal evden atılması gereken bir yaramaz olduğu konusunda hem fikir olur ve onu evden atmaya karar verirler.

Fakat aynı esnada Gregor Samsa, hem yaşadığı ıstırap dolu günlerin, hem çözümsüzlüğün-ümitsizliğin, hem de yediği sopaların etkisiyle odasında en sevdiği yer olan penceresinin önünde son nefesini verir. Samsa ailesi artık Gregor’suzdur…

 

Değerlendirme

Yazının başında Franz Kafka’nın hayatını özetlerken bir bölümde kendini ve kendi bedenini hiç sevmediğinden bahsetmiştik. Her yazar-eser ilişkisi gibi burada da bunun etkilerini görüyoruz. Zira kitap “Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.” sözüyle başlayarak bu düşünceyi destekliyor.

Dönüşüm aslında bir roman olarak geçse de, uzun bir öyküdür. Ve bu öyküde toplumsal değişikliklerin yol açtığı hezeyanlar çok etkili bir şekilde aktarılıyor. Gregor Samsa’nın bir böceğe dönüşmesinin ardından uyandığında en çok ilgisini çeken bu dönüşüm değil, çalar saati duymayışı ve işe geç kalışı olmuştu. Burada değişen dünya düzeninin bireyleri nasıl belirli normlara bağladığı, sanayii toplumlarında yalnızlaşan ve seçeneksizleşen bireylerin olduğu çarpıcı bir dille aktarılıyor. Nitekim Gregor, başına gelen bu fantastik olaya karşın hala bir an evvel kalkıp işe gitmek üzere saat 07:00 trenine yetişme düşüncesinden kendini alamıyor.

Öte yandan üretim-tüketim ekonomisinin, aile ilişkilerinde meydana getirdiği önemli değişiklikler de eleştirel bir dille ele alınıyor. Gregor işinde gücünde, ailesini geçindiren ve onların borçlarını ödeyebilen bir üretken bireyken ailede sevilen bir oğulken, başına gelen bu dönüşümden itibaren aile bireyleri tarafından çok sert bir şekilde kınanır, ötekileştirilir. Başlarda onu anlamaya çalışan kız kardeşi Grete bile çalışıp ekonomik özgürlüğünü kazanmaya başladıktan sonra Gregor’a karşı düşüncelerini değiştirir ve Gregor tamamen yalnız ve çaresiz bir hale gelir. Bu yalnız ve çaresizlik Gregor’u her gün biraz daha ölüme götürür ve günümüz toplum yapısında üretemeyen ve kazanamayan bireylerin yaşadığı umutsuzluğu ve karamsarlığı bizlere anlatır.

Ben severek okuduğum Dönüşüm adlı eseri, herkese şiddetle tavsiye ediyorum.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2015'den beri...