Anıl Katkat

Ali Fuad Başgil – 27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri

03.06.2018
160
Ali Fuad Başgil – 27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri

Malum geçtiğimiz günlerde 27 Mayıs’ı ve 27 Mayıs 1960 ihtilali sonucu idama mahkum edilen 3 ismi dönemin Başbakanı Adnan Menderes, dönemin Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve dönemin Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı andık. Aynı zamanda çok kısa bir süre önce deneyimlediğimiz ve ne kadar korkunç, ne kadar berbat olduğunu bizzat yaşayarak deneyimlediğimiz “darbe” mefhumunu bu vesileyle bir kez daha lanetledik.

Ülkemiz 1923’te kurulan Cumhuriyet’imizin ilk 27 yılını tek parti döneminde geçirdi. Atatürk döneminin CHP Aydın mebusu olan Adnan Menderes ve arkadaşları (bu 27 yıllık tek parti dönemi içerisinde birkaç başarısız parti girişimi olsa da) CHP saflarından ayrılıp Demokrat Parti’yi kurarak bu dönemi sona erdiren ve ülkemizi çok partili döneme kavuşturan isimler oldu. 1950 Yılı 14 Mayıs’ında yapılan seçimlerin neticesinde CHP’den ayrılarak Demokrat Parti’yi kuran Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları; İsmet İnönü’nün CHP’sine karşı oldukça büyük bir zafer kazanmış ve mecliste 67’ye karşı 416 sandalye alarak iktidarı ele geçirmişti. Özellikle ilk dönemi Türkiye Cumhuriyeti’ne önemli kazançlar getiren ve toplamda 10 yıl sürecek Demokrat Parti iktidarı 27 Mayıs 1960 ihtilali ile sona erecekti.

Adnan Menderes halkın büyük bir çoğunluğu tarafından oldukça sevilen, saygı ve hürmet duyulan bir Başbakandı. İktidarının ilk yıllarında tarımda makineleşmeden tutun, ihracatın zirvelere ulaşmasına; sağlık alanında yapılan hizmetlerden tutun barajların-yolların yapılmasına kadar ülkeye birçok yenilik ve hizmet kazandırmışken 10 yıllık bir sürecin sonunda onu ve arkadaşlarını idam sehpasına götüren şey neydi? Ne olmuştu, ne değişmişti de halkın çok sevip, hürmet duyduğu bir isim bu sürenin sonunda ihtilal ile indirilmişti? Yapılacak seçimlerde belki de hatalarından dolayı onu iktidardan demokratik yöntemlerle halk tarafından indirecek olan Türk halkı neden bu duruma mahkum edilmişti?

İşte tüm bu ve buna benzer soruların cevabını bulmanın yolu okumak ve araştırmaktan geçiyor. Ben de 27 Mayıs ihtilalinin yıl dönümünde Türk demokrasisinin aldığı derin yarayı ve idam edilen bu üç ismi anarken bir yandan da bu dönemin merakı içine düştüm. Cumhuriyet’in ilanından sonra Atatürk döneminde görülen çok partili hayat denemelerinden, İsmet İnönü dönemine; 50 yılında yapılan seçimlerden, o dönemlerde halkın refahına; CHP ve DP iktidarları arasında görülen farklara, uygulanan parti programlarına, Demokrat Parti dönemi kazanımlarına, benimsenen dış politikalardan, uygulanan liberal ekonomiye; basın özgürlüğünden, 6-7 Eylül olaylarına; öğrenci hareketlerinden – köy enstitülerinin kapatılmasından, Marshall yardımlarına kadar birçok konuyu araştırma ve öğrenme gereği hissettim. Zira o dönemi bilmeden; bu ihtilali ve neticelerini; DP iktidarını bu ihtilale götüren sebepleri bilmeden, öğrenmeden onları anmanın faydasız ve anlamsız olacağını biliyordum. Bu sebeple birçok makale, birçok köşe yazısı, birçok araştırma okudum, birçok belgesel izledim. Ve bu sürece o dönemi anlatan kitaplarla devam etmeye karar verdim.

Bu sebeple araştırmalarım sonucu aynı dönemde yaşamış ve Adnan Menderes’e yakın bir isim olan ve Menderes ile Bayar’ın bazen fikirlerine, tenkitlerine başvurduğu Ordinaryüs Profesör Ali Fuad Başgil’in kaleme aldığı “27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri” kitabını okumakla işe başladım. 270 sayfadan oluşan bu kitap dönemi anlatmaya Cumhuriyet’in ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurulduğu dönem ile başlıyor; Demokrat Parti dönemini ise olumlu ve olumsuz yönleriyle derinlemesine ele alıyor. Dil ve anlatım yönüyle tek kelimeyle muazzam olan bu eseri yaklaşık 12 saatte bitirmem ne kadar akıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca içerisinde demokrasiye atfedilen cümleler ile okuyucuda hayranlık uyandıran yazar, öte yandan dönemin iktidarına yakınlığını eserinde de gizleyemiyor. İnternette yapılan okuyucu yorumlarında “dönemi tarafsız bir şekilde anlattığı” söylense de her bir ayrıntısına dikkat etmiş bir şekilde okuyan birisi olarak kitabın yanlı bir şekilde kaleme alındığını söyleyebilirim. Bunu özellikle İsmet İnönü’ye ve onun dönemine yapılan oldukça ağır eleştirilerden (hatta bazı bölümlerde hakaretvari söylemlerden), Adnan Menderes döneminin olumlu yönlerinden bahsettiği bölümlerdeki hayranlığından ve DP İktidarının hatalarını anlattığı dönemde es geçtiği birçok hadiseden anlayabiliyoruz. Örneğin; o döneme damgasını vuran ve DP İktidarını ihtilale götürdüğü bütün kesimler tarafından kabul edilen en önemli olaylardan; 6-7 Eylül Olayları, İstanbul Üniversitesi’nde yaşanan olaylar ile basın özgürlüğü hususunda yaşanan sıkıntılardan birkaç cümle ile bahsedilerek deyim yerindeyse geçiştirilmiş. Menderes ve DP iktidarının olumlu yönleri ise sayfalarca ele alınmış ve oldukça büyük bir hayranlıkla anlatılarak okuyucuya sunulmuş. Sonuç Bölümünde ise Demokrat Partiyi İhtilale götüren sebepler;

  • Demokrat Parti’nin Düştüğü Hata ve Aşırılıklar
  • Muhalefetin Sinsi Manevraları
  • Bazı Aydın Çevrelerin İhaneti
  • Açık Artırmaya Çıkarılmış Basın

olarak  4 ana başlık altında toplanmış. Kitabın ek bölümünde ise eserin yazıldığı dönemde yazarın eser dolayısıyla yaşadığı hukuki süreç tüm ayrıntılarıyla anlatılmış. Bu bölümü şahsen gereksiz derecede uzun bulsam da, yazarın o dönemde yaşadığı sıkıntılı süreç onu buna mecbur etmiş anlaşılan.

Velhasıl kelam; belli başlı noktalarda eleştiri getirebilsek de, dönemi anlamamız ve Menderes’e/DP’ye yakın bir gözle olayları okuyabilmemiz açısından oldukça faydalı olduğunu düşündüğüm bir eser olmuş. Dönemi merak eden tüm okuyuculara Ali Fuad Başgil’in “27 Mayıs İhtilali ve Sebepleri” adlı kitabını tavsiye ediyorum; tabii bu dönemi başka bakış açılarından da okumak, derinlemesine araştırmak kaydı ile…

 

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

2015'den beri...